{ "type": "identify", "data": { "id":"None", "user": { "email": "", "signupDate": "", "gender": "", "permission": "no", "memberTypes": "Logged Out" } } }
{ "type": "pageViewed", "data": { "pageType": "Homepage", "pageBreadcrumb": "Ana Sayfa>" } }
{ "type": "gtmStart" }
SEPETİM
Sepet
ARA TOPLAM
1500
Siparişleriniz 3 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.
SEPETİ GÖRÜNTÜLE
1.500 TL ve üzeri alışverişinizde kargo ücretsiz!
Cilt mikrobiyomu nedir

Cilt Mikrobiyomu Nedir?

Cilt vücutta çok önemli işlevleri olan bir sistemin parçasıdır; sadece dış etkenlere karşı bir bariyer olarak görev yapmaz aynı zamanda kendi dengesini de koruyan bir yapıya sahiptir. Bu sistemin sağlıklı olması ise, cilt konforu ve görünümü üzerinde direkt etkilidir. Özellikle son yıllarda öne çıkan prebiyotik cilt bakımı rutinleri, doğal dengeyi desteklemeye yardımcı olur. Doğru uygulanan bakım anlayışları ile cildin savunma mekanizması güçlenir ve daha dengeli bir görünüm elde edilebilir.

Cilt Mikrobiyomu Nedir ve Neden Önemlidir?

Cilt mikrobiyomu, faydalı mikroorganizmalar tarafından oluşturulan ve cilt yüzeyinde doğal olarak bulunan dengeli bir ekosistemdir. En önemli görevi, cildi dış etkenlere karşı korumaktır. Mikrobiyom dengesini korumak çok önemlidir, çünkü bozulduğunda ciltte kuruluk, kızarıklık, hassasiyet gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle cilt bariyeri ve mikrobiyom ilişkisi hafife alınmamalıdır. Özellikle cilt bakımında mikrobiyomu destekleyen ürünler tercih etmek, sağlıklı ve dengeli bir cilt için son derece kritik öneme sahiptir. 

Cilt Florasının (Mikrobiyomun) Bozulduğunu Nasıl Anlarsınız?

Cilt mikrobiyotası bozulduğunda ciltte kızarıklık, kuruluk, ani yağlanma ve hassasiyet artışı gibi durumlar görülebilir. Daha önce bakım rutininde uygulanan ürünler, ciltte rahatsızlık hissi yaratabilir. Ayrıca, cilt bariyerinin gittikçe daha zayıflaması ile pul pul dökülme, sivilce eğilimi, aşırı siyah nokta oluşumu mikrobiyom dengesizliğinin yaygın belirtileri arasında yer alır.

Mikrobiyom Dengesini Bozan Dış Etkenler

  • Cildi sık bir şekilde temizlemek ve bu esnada sert içerikli ürünler kullanmak.
  • Formülünde alkol, sülfat ve yoğun parfüm bulunan içeriklerin tercih edilmesi.
  • Stres, uyku düzensizlikleri ve sağlıksız beslenme alışkanlıkları.
  • Mevsim geçişlerinde cilt bariyerinin her zamankinden daha çok etkilenmesi.
  • UV ışınları, hava değişimleri ve çevresel kirlilik. 

Bozulmuş Bariyerin İşaretleri

  • Ciltte kızarıklık, yanma ve batma hissi,
  • Sürekli kuru bir cilt ve bunun yarattığı gerginlik durumu,
  • Cilt yüzeyinde pullanma ve pürüzlü doku görünümü,
  • Normal zamanda cildin tolere ettiği ürünlerin bu dönemde aşırı hassasiyet yaratabilmesi,
  • Cildin nem tutma kapasitesinin azalması, bu nedenle de çok daha çabuk kuruması
  • Çevresel etkenlere karşı daha savunmasız bir cilt yapısı

Prebiyotikler ve Probiyotikler Farkı Nedir?

Prebiyotik ve probiyotiklerin arasındaki farkı anlamanın en iyi yolu, bu tanımların ne anlama geldiğini bilmektir:

  • Probiyotikler: Cilt üzerinde bulunan faydalı mikroorganizmaları desteklemeyi amaçlayan bileşenlerdir. Cilt florasını dengeleme konusunda son derece başarılı içeriklerdir.
  • Prebiyotikler: ‘’Prebiyotik nedir’’ sorusuna yanıt olarak; tıpkı probiyotikler gibi ciltteki faydalı mikroorganizmaların beslenmesini sağlayan içerikler olduğunu söylemek mümkündür. Özellikle cilt bariyeri güçlendirme sürecinde etkili olur. Probiyotik ve prebiyotik arasındaki temel fark ise işlevleridir. 

Postbiyotikler ise faydalı mikroorganizmaların çalışması sonucunda ortaya çıkan aktif bileşenlerdir. Mikrobiyomun dengelenmesine, cilt ve saç derisinin yatışmasına katkı sağlar. Bu üçlü yapı birlikte çalıştığında mikrobiyom desteği daha bütüncül hale gelir.

Cilt Dengesini Yeniden Kurmak: Prebiyotik Bakımın Gücü

Prebiyotik bakım, doğal cilt dengesini korumak için uygulanan modern bir yaklaşımdır. Prebiyotik etkili cilt bakımı, hem cilt florasını beslemeye hem de cilt  bariyerinin güçlenmesine yardımcı olur. Bu içeriğe sahip ürünler, cildin savunma mekanizmasını desteklemek açısından son derece önemlidir. Özellikle probiyotik yüz kremi gibi tamamlayıcı ürünlerle birlikte kullanıldığında cilt bakım rutininin etkisini artırmaya yarar. Prebiyotik bakımında dikkat edilmesi gerekenler ise şu şekilde sıralanır:

  • Prebiyotik cilt bakımı ürünleri, cilt bariyerini zorlamayan nazik içeriklerle formüle edilmiş olmalıdır. 
  • Formüllerinde alkol ve aşırı arındırıcı içerikler bulunmaması gerekir.
  • Cilt tipine uygun olan prebiyotik ürünler tercih edilmelidir.
  • Prebiyotik cilt bakım rutininde, ürünler düzenli bir şekilde ve sabırla kullanılmalıdır.
  • Prebiyotik içerikli nemlendiriciler ile probiyotik yüz kremlerinin bakımın son adımında uygulanması, daha iyi sonuçlar almayı sağlar. 

Mikrobiyom Dostu İçerikler Nelerdir?

Mikrobiyom dostu içerikler dendiği zaman akla gelen formüller şu şekilde sıralanabilir:

  • Doğal Prebiyotikler: Mikrobiyom dostu içerikler, cildin doğal dengesini korumaya yardımcı olur. Bunlar arasında yer alan doğal prebiyotikler, cilt florasını desteklemek sureti ile faydalı mikroorganizmaların gelişimini teşvik eder. Düzenli kullanım son derece önemlidir; hassasiyet ve kuruluk görünümü azaltarak cilt bariyerinin güçlenmesine yardımcı olur.
  • Ölmezotu (Immortelle Özü): Ölmezotu özü, cilt yenilenmesini destekleyen etkili bir bitkisel içerik olarak öne çıkar. Bu noktada L’Occitane’ın Immortelle Reset serisinde kullanılan ölmezotu özü, cilt mikrobiyomunu desteklemeye yardımcı olur. Gece bakımı için özel olarak geliştirilen bu ürün, cilt bariyerini güçlendirmeyi ve yorgunluk belirtilerini azaltmayı hedefler. Prebiyotik bakım yaklaşımı sayesinde cildin doğal dengesini korumaya yarayan mükemmel bir üründür. 
  • Doğal Yağlar: Mikrobiyom dostu doğal yağlar, hem cilt bariyerini desteklemeye yarar hem de cilt florasını korur. Besleyici içerikleri sayesinde nem kaybını azaltır, kuruluğun giderilmesinde etkili olur. Cilt bakım rutininin etkinliğini artıran önemli içerikler arasında yer alır.

Mikrobiyom dengesi yalnızca cilt için değil, saç derisi için de önemlidir. Saç derisinin doğal pH’ını ve mikrobiyomunu koruyan nazik formüller, kaşıntı ve gerginlik hissinin azalmasına yardımcı olur. Bu yaklaşım doğrultusunda geliştirilen L'Occitane en Provence Gentle & Balance Dengeleyici Şampuan, prebiyotik doğal şeker kompleksiyle saç derisinin dengesini korumayı hedefler.

Prebiyotik, Probiyotik ve Cilt Mikrobiyomu Hakkında Öne Çıkanlar

  • Cilt mikrobiyomu, cilt üzerinde yaşayan faydalı mikroorganizmaların dengesi ile oluşur.
  • Dengeli mikrobiyom, cilt bariyerinin korunmasında son derece önemlidir.
  • Mikrobiyom dostu cilt bakımı, kuruluk, kızarıklık, hassasiyet gibi sorunların azaltılmasına yardım eder.
  • Prebiyotikler, faydalı mikroorganizmaların beslenmesine yardımcı olan bileşenlerdir. Cilt dengesini desteklemekle görevlidir.
  • Probiyotikler ise, cilt florasını güçlendirmeyi hedefleyen aktif bileşenlerdir.

Sık Sorulan Sorular

Cilt Mikrobiyomu Ne Kadar Sürede Düzelir?

Cilt mikrobiyomunun düzelmesi için, düzenli ve doğru bir bakım uygulanması gerekir. Böyle bir uygulama ile 2-4 hafta içinde cilt dengelenmeye başlar. Kullanılan ürünlerin sürekliliği bu sürecin daha sağlıklı ilerlemesine yardımcı olur.

Her Cilt Tipi Prebiyotik Kullanabilir mi?

Evet, prebiyotik bakım ürünleri her cilt tipi için uygundur. Özellikle hassas, sivilceli ve akneye eğilimli olan ciltlerde, cilt florasını dengelemeye yardımcı olduğu için son derece elzemdir. Cilt konforunu artırmaya ve dış etkenlere karşı korumaya yardımcı olur.

Yüzü Çok Sık Yıkamak Mikrobiyomu Bozar mı?

Evet, aşırı temizlik ve hijyen cilt mikrobiyomunu olumsuz olarak etkileyebilir. Yüzün çok sık yıkanması, ciltteki faydalı bakterilerinin azalmasına neden olur. Bu durum ise cilt bariyerinin zayıflamasına ve hassasiyet artışına yol açabilir.